AB'ye DAMSIZ GIRILMEZ

Gönül Kivilcim

Türkçemizin anlam deryasi olarak nitelendirilebilecek sayisiz cümlelerindendir: Damsiz girilmez. Içindeki parantezleri aça aça, denizleri asabilir, sayfalar dösenebiliriz. Neden dame seçilmis, diyebiliriz örnegin, kadin degil de. Fransizcanin bünyemizdeki etkilerini konusabiliriz. Oradan yine ayni bünyedeki çeliskiler yumagina geçebiliriz. Dam demesini biliriz, ancak nedense bu dilin konusuldugu o deniz asiri ülkede, barlarin kapisina "dam"lari koruyucu cümlelere gerek görülmedigi gerçegini göz ardi ederiz.
Damsiz Girilmez. Çünkü içerdeki testosteron hormonunu seyreltmek gerekir. Damsiz girilmez, çünkü kadinsiz güruhun ne yapacagi kestirilemez. Düsünsenize, bu milletin kendi erkeklerine güvenemediginin itirafi degil midir: "Damsiz girilmez."
Hiç kadinlar matinesinde birbirine öldüren kadinlar gördünüz mü siz?
Bir parça kadinlari kollayici yani da yok degildir kapilara asilan Damsiz Girilmez yazilarinin. Bir nevi tesviktir sanki, kota; aksi takdirde yüzüstü evde birakilacak kadinlara.
Ama! Isin püf noktasi da burada ya. Korunurken eziliyor, kollanirken gebertiliyor, esirgenirken evire çevire dövülüyor kadinlar bu havalide.
Kiz kardesinin bekaretini korumak için öldürüyor abiler.
Kizinin namusunu kollamak için Allah verdi demiyor patakliyor babalar.
Karisini elalemden gözetmek için gözünün üstüne indiriyor kocalar.

Hemen söyleyelim, "Damsiz Girilmez" adi seyredemedigimiz bir oyuna ait. Muhsin Omurca ne yazik ki burada degil, "aci vatan"da oynuyor Damsiz Girilmez'i. Neden damsiz girilmez diye sormus Omurca su siralar Almanya'da hayli ilgi gören oyununda. Fatih Akin gibi üçüncü alanda yabana atilmayacak ürünler yaratiyor Omurca, haberiniz olsun. Oyunlari kapali gise oynuyor. Hem bize hem onlara giydiriyor. Çünkü disardan bakiyor ve yadirgiyor. Bizler ise, söylemesi ayip ama, kaniksadik mi?
Iste gene ayni sey oldu. En çok AB tepki gösterdi kanimizi donduran manzaralara. Disardan izlediler ve ayipladilar.
Elinizi vicdaniniza koyun ve söyleyin. Ayiplanmayacak gibi miydi? Peki neye tepki gösteriyordu dayakçi polisler? Yasagi delen eylemcilere mi haddini bilmeyen kadinlara mi? Neden siddete egilim gösteriyor bu toplumun polisi, abileri, kocalari, yekpare bir grup altinda toplarsak erkekleri.
Günlük hayatimizdaki öteki siddetten yeterince söz etmiyor muyuz acaba? Kadinlari pespaye eden, üç kurusluk bez muamelesini layik gören uygulamalara, tutumlara yeterince agirlik vermiyor muyuz arastirmalarimizda, sohbetlerimizde, analizlerimizde.
Gelin lafi oraya getirelim.

Hayatin Kanunlari

Kanunlara degil. Dikkat buyurun. Devlet siddetine de degil. Kanunlar baskadir, hayat baska. Hayatin kanunlari bambaska.
Öteki siddeti didik didik edelim, rezil rüsva olsun, ölçüyü kaçiramasin, kabalasamasin, toparlansin, aklini basina alsin ve kendine gelsin.
Çünkü bu havalinin erkekleri nedense fazla cüretkarlar.
Nedense!
Evdekilere layik gördükleri asagilamayi siddeti, zorbaligi baskalarina da layik görüyorlar.
Nedense bizler o evlerdeki siddete hayir demedikçe, ayni silahin dönüp bizi de vuracagini unutuyoruz.
Karsi koyamiyoruz, koymuyoruz.
Karsi koydugumuzda kötüyüz, sirretiz, lüzümsuzuz, kasinaniz. Dayagi hakkeden.
Ama bunun baska yolu yok. Sesimizi çikarmaktan baska çözümü yok meselenin.
Dolmustayim. Soför, iki kadinin uzattigi yirmi milyonu bozamiyor. Kadinlardan biri benim. "Köprüyü geçince son durakta verecem paranizin üstünü. Sefere yeni çiktim, bozuk param yok", diye tersleniyor.
Usluyuz. Kadiniz. Gikimizi çikarmiyoruz.
Son durakta ne yapiyor biliyor musunuz. Ikimizi de paramizi uzatip, inin bozdurun sunlari diyor. Tipki karisina, getir bana bir bardak su dedigi tonlamayla. Sikiysa inme, karsi koy.
Inmiyorum. Ineceksin, mecbursun diyor. Hirslaniyorum, parayi kaptigim gibi elveda diyorum kimbilir karisina neler yapan babaliga. Arkamdan kosuyor: "Parayi vermeden kaçamazsin." "Kaçmiyorum," diyorum. "Eline geçti o para. Benden bu kadar." Kalbim dakikada yüz elli vuruyor. Koca dayagindan degil ama bu havalideki erkeklerin terbiyesizliginden, haddini bilmezliginden ölebilirim. Duraktaki erkekler arkadaslarini savunuyorlar. Ben mecburmusum bozuk para bulundurmaya. Hatta bu kanunda bile yaziyormus. Nerde peki o kanun, çagir polisi deme cüretini gösteremiyorum. Neden biliyor musunuz. Aramizda kalsin ama ben polisten de korkuyorum.
Güç onlarda. Cop onlarda. Teskilat onlarda.
Sikiysa korkma.

8 Mart

Sekiz Mart tarihli gazeteleri okuyorum.
Yargitay, kocasindan dayak yedigi için evi terk eden kadinin, kocasinin alti ay sonra yaptigi "dön" çagrisina uymamasini haksiz bulmus. Bosanma istemini reddetmis.
Gel de korkma. Gel de bosan. Gel de yalniz kal bu havalide.
Dil her seyi ele veriyor aslinda: Asagi tükürsen sakal yukari tükürsen biyik.
Sekiz Mart tarihli bir baska gazete. Kadinlarin siginma evlerine ellerinde iskence çantalariyla geldigi not düsülmüs. Ütü, cop, zincir, ip çikiyormus bavuldan. Gel de pisirma. O evlere nesiz girilmeyecek yahu?
Besmelesiz.
AB'siz.
Muhsin Omurca "Damsiz Girilmez"de kadin ve erkek kutuplarinin dengesine bakiyor, o cihette ve bu cihette. AB'de ve bizde yani. Hani sorarlar ya, kaç kadin milletvekiliniz var, kaç iskadini , okumasi yazmasi olmayan kaç baci, okula yollanmayan kaç kiz çocugu, dövülen, töre cinayetine kurban edilen kaç can.
Zayif ve canalici halkayi çoktan görmüs Omurca: kadin haklari. Biz Kibris, enflasyon, türban derken meseleyi çözmüs. Kadin haklarini halletmeden ne kadar süslenirsek süslenelim Avrupa'ya sirin görünemeyecegimizi tespit etmis. Ispanyol, Ingiliz, Italyan, Isveçli kadinin gücünü anlatiyor. Femme, Dame, Lady, Kvinne, Kadin... güçlü olmadan olmaz beyler, diyor.
O tuhaf ve sert ifadeyi kullanirsak,
Damsiz Girilmez AB'ye. Elbette. Çünkü, unutmayalim, medeniyet kadinla gelir.

Omurca oyununu bir sarki ile bitiriyor. Çogumuzun asina oldugu o melodiye yeni sözler yaziyor. Gelin hep beraber söyleyelim:


TÖRE KANUNUNU YAZSAM YENIDEN
ERKEK MILLETINE UYGULA ILKTEN
SIKIYÖNETIME ALIVER HEMEN
GECIR ZIRT PIRT NAMUS KONTROLLERINDEN
YETMEDI CARSAFA SARIVER TÜMDEN
KIMISININKINI KES AT KÖKÜNDEN

Belki Avrupa'ya gireriz o zaman
Belki Avrupa'li oluruz o zaman
Biz de Avrupa'ya gireriz o zaman

 

Almanya’yi Istanbul’da yasamak...

Aykut Isiklar


Avrupa'daki gurbetçi kardeslerimiz, Türkiye'den gelen her türlü konser ve tiyatroya nasil yogun ilgi gösteriyorsa Istanbul'daki Almanlar da ayni dogal ihtiyaç ile herhangi bir kültürel etkinlige gözü kapali adeta saldiriyorlar.
Bunu Cumartesi aksami görüp sasirdim. Ama Almanlar'in Türkler'i gerçekten sevdiklerini de gördügüm için, çok hos duygular ile mutlu oldum. Kim ne derse desin Alman halki Türkler'i ama iyi insan Türkler'i seviyor.

Bir Alman vatandasini gözünüzün önüne getirin. Görevi nedeni ile Istanbul'da yasiyor. Anavatanlarindan bildik atmosferi yasiyor. Kendi dilinde konusuyor. Ortak esprilere hep birlikte gülüyor. Alman birasi içiyor. Patates salatasi esliginde tuzlu simit yiyor. Hiç tanimadigi ya da çok iyi tanidigi diger Almanlar'la bir arada oluyor. Bundan daha müthis ne olabilir ki? Hele bir de çok sevdikleri kabare türü eglence olursa... Iste tüm bunlari Istanbul'da onlara yasatan iki Türk kadin... Üniversite egitimlerini Almanya'da alan, orada uzun yillar yasayan 'Lamia Ögütmen' ve 'Çigdem Akkaya'. Bu çok özel bayanlari size ne kadar anlatmaya çalissam da beceremem. Almanlar'a Istanbul'da kendilerini vatanlarinda hissettiriyorlar. Istanbul'un çok kültürlü bir Avrupa kenti oldugunu herhalde Almanya'ya en iyi anlatan onlar. Bu arada bir baska güzel isleri daha var. 'Almanca Kabare Aksamlari'na Almanya'da basarili olan Türk kabarecilerini getirtiyorlar. Önceki aksamki 'Almanca Kabare Aksamlari'nin seref konugu 'Muhsin Omurca' oldu. Omurca'yi ilerde size uzun uzun anlatacagim ve tüm gazeteci arkadaslarimdan onun için yardim isteyecegim. 'EUmanlilar Geliyor' adli solo stand-up gösterisi çok begenildi. Geçen gelisinde AB'ye Damsiz Girilmez'de çok alkislanmis. Tabii bu isler öyle sempati ile olmuyor. Belli para gerekiyor. Iste bu konuda da büyük Alman firmalari çok anlayisli. BECK'S, Mercedes-Benz, Siemens, BASF, Hamburg- Süd ve Lufthansa kabarecilere seve seve sponsor oluyor. Sahi kabare gecelerinde sadece Almanlar gelmiyor. Almanca konusan Avusturyalilar, Isviçreliler de ilgi gösteriyorlar. 'Lamia Ögütmen' ve 'Çigdem Akkaya'nin Istanbul'un Kültür Baskenti olusu ile ilgili çok önemli çalismalari var.

Video (tikla izle): Kokorec
Video (tikla izle): Töre kanununu yazsam yeniden...
Radikal
Hürriyet
Aksiyon
Posta
Vizon

Tempo

Cosmopolitan
Aksam
Cumhuriyet
Türkiye
Bugün
Sabah
Referans
Skec (tikla dinle): Acilim üstüne acilim!
Skec (tikla dinle): Yunan Restoraninda
Skec (tikla dinle): Polis arabasi patlatmaca!
Skec (tikla dinle): Demiryollari demek...
Polis arabasi patlatmaca !
Kürt acilimi, Tugba Özerk acilimi, Sanat acilimi!
Yunan Restoraninda Alman Turizler
Demiryollari demek ne demekmis?