home

Tam bir "Hürriyet" sevdalisi olan Esref, özgürlük düsmani cahil ve yobaz kesime de vermis veristirmistir;

 

Sarikli gördügün cahilleri zan eyleme nüvvab;
Kurutmak icin diraht-i mülkü güya bir kefen sarmis;
Basindan boynuna indir, onunla bog hemen kelbi,
Sarik sarmis bir ölmüs beyne, tutmus bir kefen sarmis!

Vakt-i firsat gözetir sah-i cihan,
Tutar elbette elinden kacani...
Yine sahib olur insallah,
MISIR'in kaldi elinde kocani !..
MISIR, Osmanli Imparatorlugu ile tüm iliskileri koparir. Sultan Hamid buna karsi tepkisiz kalinca, o sirada Kahire'de bulunan Esref, YILDIZ Sarayindan hükmeden Padisah Abdülhamid'e seslenir:
Kimseler Hafiz‘a alni yere gelmis diyemez,
Dogdugundan beri kic dönmedi Seytana bile !
Cok cevamide, mesacidde dolasti amma
Koymadi alnini hic secde-i Rahmana bile !
Haciyatmaz gibidir sanki köpek oglu köpek,
Ayaküstünde kalir düsse de mizana bile !
SAIR ESREF
Yaglasin kiz neyini hazret-i pir
Barekallah koca Hafiz aliyor,
Badema kalmadi hacet nefese,
Kamisi simdi gö..nden caliyor !
Sair Esref (1847-1912), Anadolu‘nun yetistirdigi en büyük, en yürekli „hiciv“cilerden biridir. Türk Edebiyati‘nin „acibiberi“ Esref özellikle devrin padisahi Sultan Abdülhamid‘e yönelttigi cok sert mizahi elestirileri ile dönemin gencligi arasinda efsanelesmisti. Siirlerinde cekinmeden argo ve küfürü kullanip edebiyat cevrelerinde bir hayli tartisma konusu olan Esref, bugün maalesef „unutulanlar“ kervaninda yerini almistir. Ayni zamanda „Hafiz“ diye hitap ettigi Neyzen Tevfik‘in de hocasi olan Esref cok sevdigi ögrencisi hakkinda söyle demisti:

 



Önüne gelen herkesi hicveden Esref "özelestiri"den de kacinmayacagini söyle ifade ediyor;

Eylemem ölsem de kizbi ihtiyar,
Dogruyu söyler, gezer bir sairim.
Bir güzel mazmun bulunca, Esrefa,
Kendimi hicveylemezsem kafirim!..


ve bu "özelestiriye" bir örnek;

Ben zügürt ölsem dahi kalmaz cenazem ortada,
Kokmasin der de bu millet bir mezara kaldirir.
Ömrünü tezyide say'et benzemesin hic bana,
Sen ölürsen ey si..m zannetme kimse kaldirir.

 

 


Sultan Abdülhamit tarafindan oradan oraya sürülen, iskence edilip hapse atilan Esref, zehir zemberek elestirir padisahi:

 

Ey padisah-i alem, düsman misin zekaya?
Erbab-i iktidari gördün mü saldirirsin;
Asrinda kaldi millet üstadsiz, kitabsiz,
Havf eylerim yakinda Kuran‘i kaldirirsin.

Besmele gus eyleyen Seytan gibi,
Korkuyorsun „höt“ dese bir ecnebi.
Padisahim öyle alcaksin ki sen,
Izzet-i nefsin Arap Izzet gibi!

Kabrimi kimse ziyaret etmesin Allah icin,
Gelmesin, reddeylerim billahi öz kardasimi...
Gözlerim ebnay-i ademden o rütbe yildi kim
Istemem ben fatiha, tek calmasinlar tasimi !..

 

Bitlis Valisi ARIF PASA'nin aciktan rüsvet almasina köpürür Esref:

Ismi Arif ise de n'ola kendisi de irfandir;
Hali ef'ali acep harika-i devrandir,
Yaptigi islere erbab-i nazar hayrandir,
Öyle bir vali-i vala azimüssandir,
Ki nice halkin ocaklarina dikti incir.
Para almazsa o gün hiddet edip uzlet eder,
Irtisa ettigi seb subha kadar ülfet eder,
Taze ibneciklerle isret edip sohbet eder,
Telgraf hattini icad edene lanet eder,
Gizli ef'alini eyler diye bir gün teshir !